Vegan beslenme bir yaşam biçimi olabilir mi?


Vejetaryen beslenme yaygınlaşmışken, vegan beslenmenin bilinirliği, özellikle ülkemizde yeni yeni artmaya başladı. Özelikle Prof. Dr. Canan Karatay’ın vegan ve vegan beslenme konusunda yaptığı açıklamalar bu bilinirliliğin artmasını sağladı.

Yemek kültürümüz çokça et ve süt ürünü içerdiği için vegan beslenme hala bize uzak bir kavrammış gibi geliyor.

Aslında arkasında etik bir söylem barındıran veganizm, lezzetli yiyecekler yemeye veya vücudumuzun gereken besinleri almasına engel değil.

Vegan Beslenme Nedir?

1940’lardan beri dile getirilmeye başlanan ve alternatif bir tüketim biçimini savunan veganlık, 1944’te Vegan Birliği’nin kurulmasıyla kurumsal bir kimlik de kazanıyor. Sadece beslenme alışkanlıklarını değiştirmekle bitmeyen veganlık, hayvanların sömürüsüne dayanan her türlü tüketim zincirinin karşısında durmayı gerektiriyor. Örneğin; hayvanlar üzerinde denenen ilaçlardan tutun da, hayvanların yarıştırıldığı müsabakalara kadar pek çok şey veganlığın karşısında durduğu konular arasında. Beslenmenin günlük hayatın vazgeçilemez bir parçası olması nedeniyle, veganlığın da görünürlüğü en fazla olan uygulaması.

Vegan beslenme, bitkisel yiyecek ve içeceklere odaklanan ve bu sırada tüm hayvansal gıdaların tüketimini eleyen bir beslenme biçimidir. Vegan beslenmenin temel amacı; besin maddesi olarak kullanılan canlı varlıklara verilen zararın ortadan kaldırılmasıdır.

Vejetaryenler süt ve yumurta tüketmeye devam ederken, veganlar yan hayvansal gıdaları da beslenme diyetlerinden çıkarırlar. Vegan diyette kırmızı et, kümes hayvanları, balık ve süt ürünleri tabaktan çıkar; sebzeler, meyveler, bakliyatlar, kuruyemişler ve tahıllar tabaklara girer.

Veganlık aslında bir yaşam biçimidir. Vegan yaşam tarzını benimsemiş insanların bir kısmı besinlerinin yanı sıra kıyafetleri, makyaj malzemeleri, kişisel bakım ürünleri, ilaçları ve hatta eğlence seçenekleri konusunda bile hayvanlara zarar vermeyen ürünlere ve markalara yönelir. Vegan beslenme, otomatik olarak düşük karbonhidratlı ve az yağlı bir diyet değildir. Bu diyetteki amaç kalorileri kesmek değil, hayvansal gıdaları kesmektir.

Vegan Beslenmede Neler Yenilebilir,Neler Yenilemez?

Vegan beslenmede şu ürünler yenilebilir:

  • Tüm sebzeler ve meyveler
  • Tüm tahıllar ve bu tahıllarla üretilen pirinç, makarna, kuskus gibi gıdalar
  • Bakliyatlar, özellikle yüksek protein içerdikleri için vegan beslenenler için ideal konumdalar
  • Kuruyemişler ve tohumlar
  • Bitkisel yağlar
  • Bal hariç doğal tatlandırıcılar: hindistancevizi şekeri, akçaağaç şurubu, agave gibi…
  • Vegan beslenmede şu ürünler yenilemez:
  • Et çeşitleri: Biftek, kümes hayvanları ve tüm deniz ürünleri
  • Yumurta
  • Süt ürünleri: Yoğurt, peynir vb.
  • Arı üretimi gıdalar: Bal
  • Hayvansal yağlar: Tereyağı, kuyruk yağı gibi…

Tüm bunların dışında vegan beslenmenin faydaları ve zararları konusu şimdiye kadar onlarca makalenin konusu olmuş ve bir çok bilim insanı,araştırmacı ve yazar bu konuda görüşlerini belirtmişlerdir. Tartışma konusu olduğu hem fikren hem de zihnen su götürmez bir gerçek olan kimilerine göre bir yaşam felsefesi,kimilerine göre basit bir beslenme şekli olmanın ötesinde sürdürebilir bir diyet olan veganlık ile ilgili yapılan araştırmalar bilinçli vegan olmanın faydalarının fazla olduğunu ortaya koymuştur.Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Kilo verme
  • Dengeli tansiyon
  • Düşük kolesterol
  • Düşük diyabet ve kalp hastalığı riski
  • Daha iyi sindirim
  • Düşük iltihap riski
  • Daha iyi uyku
  • Daha temiz bir cilt
  • Daha uzun bir ömür

Vegan beslenme, insanlara sağlıklı beslenme özelliklerinin yanı sıra, ahlaki düzeyde bir mutluluk duygusu verir. Veganlığın temelinde merhamet duygusu vardır. Et endüstrisi hayvanların acı çekmesinin yanı sıra sera gazı emisyonuna, su israfına, orman talanına ve iklim değişikliğine neden olur. Tüm bunlar, dünyada her geçen gün vegan beslenen kişilerin sayısının artışına neden olmaktadır.

VEGANLIK BİR TERCİHTİR DOLAYISIYLA BİLMEDEN OLUNAMAZ

Humane Society International bünyesinde sürdürülebilir beslenme aktivisti olan Alexandra Clark, “Vegan beslenmeyi düşünen birinin bu konuda yeterince bilgi sahibi olması zorunlu, aynı besleyici değere sahip olan gıdaları tüketmeden bir yiyecek grubundan vazgeçmek olmaz” diyor.

Michael Greger, sağlık konularında uluslararası düzeyde tanınan danışmanlar arasında bulunuyor. DW’nin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Greger, bilim insanlarının hayvansal protein tüketiminin azaltılmasını yıllardır desteklemesine rağmen, insanların uzun yıllar boyunca et yemeyi sürdüreceğini düşünüyor.

Greger, bunu insanların 50 yıl önce yönelttiği “Eğer sigara içmenin akciğer kanserine yol açtığı biliniyorsa, insanların çoğu hâlâ neden sigara içiyor? Hatta doktorlar bile niye sigara içiyor?” şeklindeki sorulara benzetiyor. O dönemde  “annenin, babanın, doktorunun yaptığı son derece normal bir şeyin nasıl bu kadar kötü olabildiğini” sorgulayan insanların şimdi de veganlık konusunda benzer düşüncelere sahip olduğunu ifade ediyor.

 


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!