Şeker hastaları meyve suyu içebilir mi?


Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabetli hasta sayısı ülkemizde 6 milyona yaklaştı.

Çağın hastalığı olarak nitelendirilen şeker hastalığından muzdarip olan bu 6 milyon hastada yüzde 5  Tip 1 şeker hastalığı görülürken diğer hastalar da tip 2 şeker hastalığı bulunmakta. Ayrıca bu iki tipin dışında bir de gizli şeker adı verilen tür yer almakta…

Yanlış beslenme ve hareketsizlik şeker hastaları için uzak durulması gereken noktalar. Az ve sık sık yemeyi, şeker başta olmak üzere aşırı yağlı ve 3 beyazdan (şeker, yağ, un) kesinlikle uzak durulması konusunda hemfikir olan uzmanlar beslenme konusunda bazı noktalarda ise ayrılık yaşamaktalar.

Bu ayrılık noktalarından birisi de meyve suları

Meyve suyu şeker hastaları için ne kadar yararlı ya da zararlı sorusu üzerine tartışmalar devam ediyor. Bu tartışmalara en son katkı Toronto Üniversitesi’nde görev yapan beslenme bilimi metabolizma uzmanı Profesör John Sievenpipe‘den geldi. Profesör John Sievenpipe,  meyve ve yüzde 100 meyve suyu tüketiminin tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp sağlığı ve inme riskleri üzerinde nötr ya da yararlı etki yaptığını belirtti.

Birbirinden bağımsız çok sayıda bilimsel çalışmanın sonuçlarının istatistiki değerlendirmesi, meyve ve yüzde 100 meyve suyu tüketiminin, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp sağlığı ve inme riskleri üzerinde nötr ya da yararlı etki yaptığını gösteriyor.

Toronto Üniversitesi’nde görev yapan beslenme bilimi metabolizma uzmanı Profesör John Sievenpiper, dünya genelinde gerçekleştirilen geniş katılımlı bilimsel araştırma sonuçlarının istatistiki değerlendirmesinin, meyve ve yüzde 100 meyve suyu tüketiminin olumlu etkilerini ortaya koyduğunu ifade etti.

Bilimsel araştırmalar, meyve ve yüzde 100 meyve suyu tüketiminin, kalp damar hastalıkları, koroner kalp hastalıkları ve inme kaynaklı ölüm risklerinin azaltılmasıyla bağlantısını ortaya koyuyor. Öte yandan araştırma sonuçları, meyve ve yüzde 100 meyve suyunun, fazla kiloya neden olmadığını; beden ağırlığı, glisemik indeks kontrolü, kan lipidleri ve tansiyon gibi risk faktörlerine karşı nötr ya da iyileştirici etkiye sahip olduğunu teyit ediyor.

Yüzde 100 Meyve Suyu, Kalp Hastalığı ve İnme Kaynaklı Risklere Karşı Koruyucu Etkiye Sahip

Profesör Sievenpiper, bu konuda farklı bilimsel araştırmaların sonuçları üzerinde gerçekleştirilen kapsamlı analiz çalışmalarından örnekler verdi. Araştırma ve meta analiz sonuçlarına göre, meyve ve yüzde 100 meyve suyu, tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları ve inme riskleri üzerinde nötr ya da faydalı etkiye sahip bulunuyor.

5,3 milyon kişiyi kapsayacak şekilde gerçekleştirilmiş 134 farklı bilimsel araştırmanın sonuçlarını birlikte inceleyen istatistiki değerlendirme, yüzde 100 meyve suyunun inmeye karşı koruyucu etkileri olduğunu gösteriyor. Aynı analiz çalışmasına göre, meyve tüketimi koroner kalp hastalıkları ve inme risklerine karşı korucu etki gösteriyor.

Öte yandan, toplamda 6 milyon kişiyi kapsayan 100 farklı çalışmadan elde edilen veriler, meyve suyu ve meyve tüketiminin, koroner kalp hastalıklarından ve inmeden kaynaklanan ölüm risklerinin azaltılmasında etkili olduğunu ortaya koyuyor.

Diyabet Riskini Artırmıyor

Toplamda 3,9 milyon kişiyi kapsayan 84 grup çalışmasının meta analizi ise, meyve ve meyve suyu tüketiminin diyabet riskini artırmadığını teyit ediyor.

Meyve ve Meyve Suyu Glisemik Endeks Açısından Benzer Nitelikte

Profesör Sievenpiper, araştırma ve meta analiz sonuçlarına göre, Yüzde 100 meyve suyu ve meyvenin, kalp ve metabolizma sağlığı üzerinde benzer etkilere sahip olmasının, bu ikisinin glisemik endeks açısından benzer nitelikte olmasıyla açıklanabileceğini de ifade etti.

Yüzde 100 Meyve Suyu Sağlıklı Etkisi Kanıtlanmış Beslenme Yöntemlerinde Yer Sahibi

Profesör Sievenpiper, 79 risk faktörünü birlikte ele alan Küresel Hastalık Yükü çalışmasının, sağlık sorunları açısından en önemli iki beslenme göstergesinin, yetersiz meyve ve tam tahıl tüketimi olduğunu, yüksek miktarda yağ ve şeker tüketiminin ise daha alt sıralarda yer aldığını da belirtti.

Dünya üzerinde birçok ülkede, meyve ve sebze tüketimi düşük seviyede kalıyor, hatta bazı ülkelerde azalma eğilimi gösteriyor. Ancak, Küresel Hastalık Yükü çalışması, meyve tüketiminin sağlık risklerinin azaltılması açısından önemini ortaya koyuyor. Çalışma, hastalık yüklerinin araştırılmasında, hastalık, sakatlık veya erken ölüm nedeniyle kaybedilen yılları gösteren Maluliyete Göre Belirlenmiş Yaşam Yılları (Disability Adjusted Life Years; DALY) ölçütünü temel alıyor. Bu ölçüt, şu andaki durum ile her bir bireyin o toplum için belirlenmiş doğuşta beklenen yaşam süresi kadar yaşadığı ve mükemmel sağlığa sahip olduğu ideal durum arasındaki farkı gösteriyor.

Küresel Hastalık Yükü çalışmasına göre, Batı Avrupa ülkelerinde beslenme ile ilgili 14 risk faktörünün sıralamasında, yetersiz meyve ve tam tahıl tüketimi, sırasıyla yüzde 2,2 ve yüzde 2,1 oranlarıyla ilk iki sırada; düşük sebze tüketimi de yüzde 1,8 oranıyla 5. sırada yer alıyor.

Beslenme konusunun, sadece şeker ve yağ tüketimi gibi tekil konular üzerinden ele alınmasının, farklı besinlerin sağlık açısından önemini gözden kaçırmaya neden olabileceğini söyleyen Profesör Sievenpiper, “Tek bir beslenme yöntemini sağlık açısından ‘en iyi’ diye nitelemek mümkün değildir. Ancak, Akdeniz diyeti, DASH diyeti, Portfolio diyeti gibi, sağlığa olumlu etkileri kanıtlanmış beslenme yöntemleri incelendiğinde, bunların tümünde sebze, meyve ve yüzde 100 meyve suyu tüketiminin önemli yer tuttuğu görülmektedir” dedi.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

5 × four =