Mutlu olmak istiyorsanız bu önerilere kulak verin


Sokağa çıkın insan yüzlerine bakın çoğu yüzde bir yılgınlık bir mutsuzluk hakim…

Kendi yüzümüz ayrı mı? Tabi ki değil…

Hızla akan hayat getirdiği olumsuzluklar hepimizin mutluluğunu etkiliyor. Peki ne yapacağız bu sendromu nasıl aşacağız. 

 

Mutluluğa giden yol mideden geçiyor” desek pek de yanlış olmaz. Çünkü depresyon ile beslenme orantılı bir şekilde ilerliyor. Bazı insanlar depresyona girdiğinde yemeden içmeden kesilirken bazıları da normal zamana göre 3-4 kat daha fazla abur cubura yöneldiklerinde rahatladıklarını düşünürler. Her iki durumda da beslenmenizde yapacağınız küçük değişikliklerle depresyon belirtilerinizin azaldığını göreceksiniz.

 

İŞİN SIRRI ‘B’ VİTAMİNİNDE…

 

Medical Park Gebze Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hatice Sultan Kirişci, sizi ruhen ve bedenen rahatlatacak formüller verdi. İşte mutlu eden besinler:

Köy Tavuğu: İçerisindeki B6 vitaminini sayesinde mutluluk hormonu dediğimiz seratonin ve dopamin hormonunun aktif hale gelmesine yardımcı oluyor.

Elma:Elmanın İçerisinde bulunan B vitamini, fosfor ve potasyum sayesinde insan vücudunda zarar görmüş hücrelerin onarımına yardımcı oluyor. Bu sayede hücreler onarıldığı için depresyonu önlemede yardımcıdır.

 

Kuşkonmaz:Depresyonun etkilerinden biri olan düşük folik asit seviyesinin yükselmesine yardımcıdır.

 

Balık yağı: Yapılan çalışmalar depresyonda olan kişinin omega 3 seviyelerinin düşük olduğu gösteriyor. Beynin ve vücudun rahatlayabilmesi için omega 3 alımı çok önemlidir. Omega 3 en fazla balık yağında bulunur.

 

KAHVALTIDA EKMEK-REÇEL ENERJİYİ AZALTIR

 

Herkesin dilinde ve doğru olan bir klişe var ki, o da en önemli öğünümüzün kahvaltı olmasıdır. Kahvaltı uzun saatler aç kalmış olan vücudun beynin işlevini yerine getirebilmesi, kişinin gün içerinden daha aktif olabilmesine yardımcı olan en önemli öğündür. Eğer kahvaltıda şeker oranı yüksek; beyaz ekmek kızarmış patates, reçel, poğaça börek gibi besinler tüketirseniz, o anda mutluluk duyduğunuzu zannetseniz de kan şekeriniz anlık olarak hızla yükselirken, sonra aynı hızda da düşer. Kan şekerinde böylesine bir ani dalgalanma sonucunda hem kilo alımınız başlar hem de kan şekerinizde düşüş yaşadığınız için halsizlik, yorgunluk ve asabiyet oluşabilir.

 

TÜRK KAHVESİNİN YANINDA HURMA

 

Sürekli tatlı krizi yaşıyorsanız eğer gün içerisinde kan şekerinizde ani dalgalanmalara neden olacak şeker oranı yüksek besinleri kontrolsüzce tüketiyorsunuz demektir. Genellikle az az sık sık beslendiğiniz, yediğiniz besinlerin miktarını ayarladığınız ve en önemlisi kan şekerinizi birden yükseltip sonrasında düşürecek besinler tüketmediğiniz sürece tatlı krizi çok fazla yaşamazsınız. Genellikle şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları gündüz vakitlerinde tüketmenizde fayda var. Ama aslında tatlı krizinizi kesmenize de yardımcı olacak en güzel besin hurmadır. Günlük ikindi ara örgünüzde şekersiz Türk kahvesinin yanında 3-4 adet hurmanın yanında ceviz, çiğ badem ya da fındıkla gönül rahatlığıyla tüketebileceğiniz bir ara öğün tercih edebilirsiniz.

 

RAHAT BİR UYKU İÇİN TARÇINLI SÜT İÇİN

 

Günlük beslenme planını oluştururken kişinin yaşam durumu, boyu, kilosu, fiziksel aktivite düzeyi, tahlil durumları gibi birçok parametreyi değerlendirdikten sonra önerilerde bulunuruz. Bazı kişiler günlük ara ve ara öğünlerle birlikte toplam 3-4 öğün tüketirken bazılarının günde 5-6 öğün tüketmesinde fayda vardır. Ne kadar öğün tüketirseniz tüketin, en son yapacağınız öğünün yatmadan 3 saat önce bitmiş olması gerekiyor. Yapacağınız ara öğünü genellikle hafif geçirmenizde fayda vardır. Örneğin, 1 porsiyon meyve, kepekli galeta, 1 avuç içi kadar leblebi tüketebilirsiniz. Daha hafif geçirmek istiyorsanız, 1 bardak tarçınlı süt, cacık, yoğurt ya da içine istediğinizi meyveyi katabileceğiniz meyveli bir yoğurt yapabilirsiniz.

 

 


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

5 × two =

  1. Dr Hatice Sultan hanımefendiye teşekkürler.Mutluluğun yolu beslenmeden deçer.Ayrıca fantazi giyim diyorum.Bizde tavuklar kesilmez.Çünkü yumurtluyorlar.Horozlar kesilir.Puantiyeli kızlar ve kadınlar bıçak bilerler.Örneği burada.Öncelikle puantiyeli kıyafetlerin yılların modası olduğunu söyleyeyim.Bu moda asla değişmez.Köyde bir anımı anlatayım.
    Köyde bizim bir horozumuz vardı.Hırçındı,özellikle küçük çocukları ürkütüyordu.Biraz hovarda idi,tavukların başında tüy bırakmamıştı.Artık ailece kesilmesine karar verdik.Babam evde olmadığından horozu kesmeye komşumuzun noktali kızı soyundu.Evet kesilmek üzere olan bizim kart horoz cirlıyordu.Ama onu bizim noktali kız affetmedi.Besmele ile horozu önce kucağına aldı sakinleşşsin diye.Cirlayınca okşadı,sonra ayaklarının altına aldı. Horoz başladı tepelenmeye.Cirlaması mahalleyi tuttu.Süslü kız ona cirlama sana fistanımın noktalarını saydırayım da gör dedi.İki, üç bıçak sürtünmesiyle horozdan guğğğukkk… diye garip sesler geldi.Kesim işi bitince noktali kız horoza şimdi gidebilirsin.Minik kızlar ve yakışıklı erkekler rahatlasın dedi.Saygılarımla.İyi günler dilerim.