Atama bekleyen bir öğretmenin “Öğretmenler Günü” kutlaması…


24 Kasım… Öğretmenlerin günü. Tuhaftır, belki de biraz acı! Ne zaman bir şey özel gün olsa, insanlar günün anlamını farketmeden yüzeyinde kayboluyor…

Mesela Sevgililer günü… Kadınlar günü… Anneler günü… Aynı şekilde Öğretmenler Günü

Elbette bu günleri doğru bilinçle kavrar ve önemini idrak edersek faydası vardır. Ancak bu günlerin haricinde de üzerimize vazife olan şeyleri taşıyabilmemiz gerekir.

Öğretmenlik peygamber mesleğidir. Bir meslekten ötesidir aslında. Küçük bir çocuğun boş hafızasına doğru ve yararlı bilgilerin doldurulması o kadar değerlidir ki…

Neticede bir fidanın gelişimini yakından incelemek, büyüdüğünü görmek mükemmel bir duygudur şüphesiz. İnsanın içini ısıtır.

Tüm bunların yanında bir de önümüzde duran acı gerçekler var.

Ülkemizde bir atama bekleyen uzun yıllardır atanamayan öğretmen problemi var.

Üniversitelerin öğretmen yetiştiren onlarca bölümü her yıl binlerce öğrenci kabul ederken bünyesine ne yazık bu gençlerimizi üniversite hayatından sonra zorlu bir serüven bekliyor.

Doğru adımlar atılmazsa eğer önümüzdeki yıllarda mezun sayısının da artmasıyla bu problemler had safhaya ulaşabilir…

Temennimiz her beş gençten birinin işsiz olduğu, niteliklerimizi doğru yönlendiremediğimiz bu dönemde yaşanan istihdam probleminin çözümü için alternatif seçenekler masaya yatırmak ve bu alandaki çalışmaları hızlandırmak…

Öyle ki bir öğretmen, ülkesinin gençlerine sahip çıkacak ilk liderdir. Onların doğru yönlendirmesi ile bir çok hayata ışık olabilir.

Öğretmenlerin yönettikleri sınıfı bir düşünün… Koca sınıfta, tek bir kişinin hayatına dokunabilmeleri bile o kadar değerli ki..!

Bir çocuk, bir öğretmenin ona söylediği kalbine ve beynine dokunan bir sözü belki hayatı boyunca unutmuyor. Hayatı boyunca da adına öğretmenim dediği insanı yıllar boyu saygıyla anıyor.

Rabbimin değer atfettiği mesleklerden…

Ne mutlu mesleği öğretmen olanlara! Ne mutlu, mesleğinin değerini kazandığı para ile değil insana verdiği değer ile ölçebilen insanlara!

Ne mutlu, kendi yarattığı bir sorun olmadığı halde yıllarca atanamasa bile hak etmediği şartlar altında olsa bile mesleğini yapmaktan vazgeçmeyenlere!

Ne mutlu, sorunlara çözüm olabilenlere! Ne mutlu ülkesi için, milleti için, gelecek nesiller için iyi insanlar yetiştirmeyi kendine görev bilip, onu dinleyenlere ışık olmak isteyenlere!

İyiki varsınız…

Öğretmenlerim… Hep var olun, aydınlığınızı karanlığa yakmaya devam edin her şeye rağmen..!

Atama bekleyen öğretmen Aykut TÜRKYILMAZ 


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!